Psikolog Gizem Bat yazdı...

Bu “sana ait” mesajının amacı; “Sana ait olan herhangi bir şeyi nasıl ki kimse izinsiz alamaz, kullanamaz, sana ait olan bedenindeki özel bölgelerine de kimse dokunamaz. Buna izin vermemek gerekir” Bu bilgiyi çocukların benimsemesini istiyoruz.

 

Çocukların kendi bedenlerini koruyabilmeleri için kendi bedenlerini doğru bir şekilde tanımaları gerekir. Kendi bedenlerine ait organların isimlerini doğru isimlerle bilmeleri önemlidir.

Dokunma kuralı,

“Seni çok seviyoruz. Sen bizim için çok değerlisin. Senin bedenin de çok değerli. Bedenimizde bazı özel bölgelerimiz vardır. Gel bak resim üzerinden bu bölgelerimize bakalım. (Kız çocuksa kız çocuk bedeninin resmi, erkek çocuksa da erkek çocuk bedeninin resmi üzerinden anlatılması gerekir.) Herhangi biri senin bu bölgelerine dokunursa veya senden kendisine dokunmanı isterse bu uygun değildir, sen buna izin vermemeli ve hayır demelisin. Bu senin hakkın; çünkü bedenin sana ait. Ayrıca, bu sadece özel bölge olmak zorunda da değil; herhangi biri seni rahatsız edecek şekilde sana dokunursa, sana sarılırsa, yanağından makas alırsa, seni öperse bunu istemediğini de hayır diyerek ifade edebilirsin. Seni rahatsız eden her türlü davranışı, dokunuşu da “bana”, babana/annene rahatlıkla anlatabilirsin. Seni korumak annen baban olarak bizim görevimiz. Ayrıca eğer okuldaysan ve bana ulaşamadıysan güvendiğin, sevdiğin bir öğretmenine de rahatlıkla yaşadığın durumu söyleyebilirsin. Anlaştık mı?”

Onu “rahatsız eden” her türlü davranışa, dokunuşa da hayır diyebilmeye hakkı olduğunu söylemek önemlidir. Çünkü çocuğa iyi niyetle sevgi göstermek için sarılmak, onu yanaktan öpmek doğaldır. Ancak bu esnada da çocuk rahatsız olursa ve kendisine o an birinin sarılmasını veya öpmesini istemezse yine “Hayır, istemiyorum” diyebilmelidir. Çocuk rahatsız hissettiği her tür dokunuşu, yaklaşımı da anne babasına veya sevdiği, güvendiği bir öğretmenine  anlatabilmelidir.

Ancak burada da eklenmesi gereken önemli bir husus vardır. “Biz annen ve baban veya biz senin yanındayken herhangi bir doktor senin sağlığın söz konusu olduğunda özel bölgene bakmak ve dokunmak zorunda kalabilir. Bu uygundur. Ama yine eğer bu esnada kendini rahatsız hissedersen bana da, babana da, doktora da,  ‘hayır’ demeye hakkın var unutma!”

Sağlık sebebiyle özel bölgelere dokunmak durumunda kalan kişiler anne baba, doktor olsa bile bu esnada çocuk rahatsız olduysa, çocuk bu kişilere de “hayır” diyebilmelidir. Çocuğun öyle bir durumda öncelikle rahatlatılması gerekir. Daha sonra sağlık kontrolüne devam edilebilir.

Şimdi ise, “yabancılarla olan iletişim” den bahsedelim. Aslında çocuklar için yabancı; çocuğun bilmediği, tanımadığı kimselerdir. Bunun dışında yabancıları korkunç göstermeye gerek yoktur; çünkü çocuğun etrafında tanımadığı birçok insan vardır ve olacaktır. Önemli olan tanımadığı kimselere karşı özellikle de yanında kendisiyle ilgilenecek bir yetişkin olmadığında,  tekse veya arkadaşlarıylaysa “yabancıya karşı uyması gereken kurallar” olduğunu bilmesidir.

 

Ayrıca çocuğa yabancı tanımını yaparken “O kişi senin ismini söylese de, seni tanıdığını ifade etse de eğer sen onu tanımıyorsan o bir yabancıdır” diye belirtin. Ayrıca yabancıdan gelen yaklaşımlar çocuğu rahatsız etmeye başladığı anda da çocuğun yabancıyla konuşmadan o ortamdan uzaklaşmasını ve yolda bağırarak yardım istemesini,  güvendiği bir yetişkine doğru ilerlemesini istediğinizi de çocuğunuza belirtin.

Çocukları cinsel istismardan koruyabilmek için;

Korkutmadan, yaşlarına uygun bir anlatımla onları bilinçlendirmek gerekmektedir. Bunun öncelikli adımı ise “Dokunma Kuralını” aktarabilmekten geçer.  Bu kural şöyle ifade edilebilir. “Hiçbir kimse çocuğun özel bölgelerine dokunamaz ve kendisine dokunulmasını da isteyemez. Çocuklara kuralı anlatırken, çocukların kuralı daha kolay akılda tutabilmeleri veya sizlerin de çocuklara kuralı daha rahat ifade edebilmeniz için özel bölge yerine “iç çamaşırının” örttüğü bölgeler ifadesi de uygun olacaktır.

Ayrıca cinsel istismarcılar çocukları yaşananları kimseye anlatmamaları için tehdit edebiliyorlar. Bu bizim aramızda bir sır diyebiliyorlar. Bu sebeple, Seni rahatsız eden, seni endişelendiren ve korkutan sırları tutmak uygun değil. Herhangi bir yetişkin seni rahatsız eden bir sır konusunda/özel bölgene dokunması konusunda sana “Bu bir sır, kimseye söyleme” derse, “yine de bunu çekinmeden bana veya güvendiğin bir yetişkine gelip söylemeni istiyorum” demek gerekir.

Çocuk maruz kaldığı bir istismarı size anlatmak istediğinde sizin kuracağınız ifadelerin “uygunluğu” da çok çok değerli. Çocuğun bir yetişkine duyduğu “güven” hissi önemli değil mi? “Ona anlatırsam beni dinler, beni anlar, bana inanır demesi gerekir.” Bunları diyemezse o kişiye yaşadığını anlatmak için gidemez.  Ayrıca “Suçlu sensindir, bana hikâye anlatma” ya da “sen rahat durmadın ondan oldu” gibi ifadeler de hiç uygun olmayan ifadelerdir. Onu dinleyin, onu anlayın ve ona inanarak onu suçlamadan onun yanında olacağınızı hissettirin. Şu cümleyi de unutmayın; “Çocuklar yaşadıkları istismar hakkında çok çok nadir yalan söylerler. O yüzden onların ifadeleri doğru kabul edilir ve yetişkinlerin yaptığı hataların sorumlusu çocuklar olamaz!” Ayrıca konuşma esnasında çocuğunuza “Kalçana dokundu mu? Sen ne yaptın? Bunun olmasına niye izin verdin? Niye daha önce söylemedin ki?” gibi sorular sormamalısınız! “Ne oldu, ne zaman ve nerede oldu, kiminle oldu” gibi soruları, doğru zamanı bekleyerek, çocuğun konuşma akışını bozmadan araya sıkıştırabilirsiniz.

Onu dinledikten sonra ise,  bu konuda bundan sonra incinmemesi için ve onun güvenliği için elinizden gelen ne varsa yapacağınızdan bahsetmeniz gerekir ancak bu esnada, süreç içerisinde yapacağınız spesifik eylemlerden bahsetmeyin çünkü eğer yapmayı düşündüğünüz o eylemleri yapamazsanız sözünüzde durmamış olursunuz. Bu da çocuğu olumsuz etkiler. Çocuklar verdiğiniz sözleri unutmazlar.

Konuşmanın sonunda ise; “Bana yaşadıklarını anlattığın için seninle gurur duyuyorum, teşekkür ederim.” belirtebilirsiniz.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

ANAOKULU GAZETESİ

Körfez Mah. Tertip Sok. No:1 Kat:2 Başiskele KOCAELİ

Tel: (0 532) 548 88 40